|
ÖNEMİ
Hızla artan nüfusumuzun beslenmesi ve stratejik bir ürün olan buğdayda
dünyanın gerisinde kalmamak için hububat yetiştiriciliğinde yetiştirme
tekniğine uygun olarak üretim yapmalıyız.Bölgemiz için ana ürün olan
buğday bitkisi bizden günümüzde verim ve kaliteyi bir arada bulunduran
tarımsal uygulamaları talep etmektedir.
Un, Makarna ve Bisküvi sanayinin talep ettiği buğdayı üretmemiz bunu
yaparken de bölgemizin iklim koşullarını dikkate almamız gerekmektedir.
İklim ve toprak isteği:
Buğday dünya genelinde ve ülkemizde çok geniş bir yayılma göstermiş
çeşitli iklim ve toprak şartlarına uyum sağlayan bir bitkidir. İklim
isteği olarak önemli olan bölgenin iklim şartlarına en uygun çeşidi
seçmektir.Çünkü bazı ekmeklik buğday çeşitleri kar örtüsünde -35 dereceye
dayanabildikleri halde bazıları -10 derecede zarar görebilmektedir.Bu
seçim yapılırken uzun yıllar ortalamaları dikkate alınmalı ve çeşit
seçiminde en önemli unsur olarak soğuklara dayanmayı göz nünde
bulundurmalıdır.
Buğday belirgin bir toprak seçiciliği göstermez. Bununla birlikte belli
cins,tür ve çeşitler için en uygun olan toprak tipleri de vardır.
Genellikle tınlı alüviyal topraklar buğday için uygundur.
Çeşit seçimi :
İlimiz için tavsiye edilen Ekmeklik buğday çeşitleri şunlardır;
Bezostaya-1, Gerek-79, Kıraç-66, Atay-85, Sultan-95, Kırgız-95, Pehlivan,
Gün-91, İkizce-96, Yakar-99, Aytın-98, Demir-2000,Bayraktar-2000, Karahan-99,
Konya-2002, Altay-2000, Sönmez-01, Harmankaya-99, Yunak, Eser, Tosunbey,
Makarnalık buğdaylardan ilimizde Çeşit 1252, Kunduru-1149,
Meram-2002, Ankara-98,
Kızıltan-91, Yelken-2000, Mirzabey-2000 tercih edilebilir.
Bunların dışında diğer bölgelerin bilhassa ılıman ve geçit bölgelerinde o
bölgenin iklim şartlarına uyan çeşitlerin ilimizde üşüyerek zarar
görebileceği bilinmelidir.
Toprak işleme:
İlimizde hububat tarımı 3 şekilde yapılmaktadır.
1- Kuru alanlarda nadas yapılarak,
2- Yağışın yeterli olduğu alanlarda,
3- Sulu alanlarda .
Bu üç şekil tarımın kendine has özellikleri vardır.İyi bir ürün almak için
her birine uygun toprak işleme metotlarını uygulamak gerekmektedir.
Kuru koşullarda nadas uygulamalı buğday tarımı yapılıyorsa amaç toprakta
suyun birikmesi olduğu için yapılan bütün toprak işlemelerinde toprağı
fazla hareket ettirmemeye, yırtarak işlemeye dikkat etmeli ve biriktirilen
yağışları yabancı otlarla zamanında ikileme ve üçleme yaparak muhafaza
etmek gerekir.
Yağışın yeterli olduğu alanlarda toprak işleme her yıl farklı derinlikte
yapılmalı bu sayede pulluk tabanı oluşması engellenmeye çalışılmalıdır.Bu
yapılmadığı takdirde oluşan sert tabaka bitki köklerinin derinlere
inmesine, su ve besin maddelerine ulaşmasına engel olur. Bu olumsuzluğu
gidermek için her yıl farklı derinliklerde toprak işleme yapılmalı ve 3-4
yılda bir dip kazan ile 60 cm derinden işlenerek bu tabaka bozulmalıdır.
Bu işlem temmuz, ağustos, aylarında yapılmalıdır.
Ekim :
Bölgemizde güzlük ekimler için en uygun ekim zamanı 15 Eylül-15 Ekim
tarihleri arasıdır.Bu tarihlerde ekilen buğdayın çim kökleri kışa kadar
gelişecek bu sayede kışı daha kuvvetli geçirecek ve kıştan çıktıktan sonra
baharda daha çabuk gelişip verimi artacaktır.
Tohumluk miktarı olarak sertifikalı tohumlarda dekara 20 kg
önerilmektedir. Bu miktarı tohum yatağının hazırlanma durumu, kullanılan
ekim makinesi veya işçilik şartları etkilese de uygun şartlarda
18-20 kg dan daha fazla tohum kullanılmamalıdır. Çünkü bilhassa kurak
şartlarda atılan fazla tohum ileride bitki sıklığından dolayı susuzluğa
bağlı yanmalara sebep olmaktadır. Uygun sıklıkta ekilen buğday yağışın iyi
olduğu yıllarda zaten kardeşlenmeyi arttırarak tarlayı kapatacaktır.Sulu
şartlarda ise sık ekim cılız dane ve kalite sorunlarına sebep olmaktadır.
Ekim sırasında tohumlarımız Mantari hastalıklara, ekin kurduna (zabrus)
karşı ilaçlanmış, toprak tahlillerinde eksikliği ortaya çıkmış ise Çinko
elementi ile kaplanmış olmalıdır.
Gübreleme:
Gübreleme toprak analiz sonuçlarına göre yapılmalıdır. Gübrelemede esas
olan toprakta eksik olan bitki besin maddesini toprağın yapısına uygun
formdaki gübreleri tercih ederek tarladan kalkacak sap ve dane miktarına
göre gübre miktarını belirlemektir.
Genel olarak kuru tarım alanlarında 6-7 kg saf azot ve 7-8 kg saf fosfor
sağlayacak şekilde gübreleme yapmak gerekir.Sulu alanlarda ise 12 -14 kg
saf azot ve 8-10 kg saf fosfor kullanılmalı çeşidin verim potansiyeline ve
sulama sayısına göre miktar ayarlanmalıdır.
Makarnalık buğdaylarda gübreleme ve sulama zaman ve miktarlarının iyi
ayarlanamaması buğdayda dönmeye ( Ala getirme) sebep olacağı için aşırı
gübreleme ve sulamadan kaçınılmalıdır.
Yancı ot Mücadelesi :
Kullanılan yabancı ot ilaçları her yıl değiştirilerek değişik etkili
maddedeki ilaçlar ile tarlamızda bulunan yabancı otların ilaçlara karşı
oluşan mukavemeti kırılmalıdır.
Sulama:
İklim şartlarına göre sulama zamanına ve miktarına karar verilmeli sapa
kalkma döneminde sulamayı ihmal etmemeli, çiçeklenmeden önce ve sonra su
vermeye çalışılmalıdır. Verilecek su miktarı tarla ve iklim şartlarına
göre belirlenmelidir.
Hasat :
Hasat zamanı danedeki nem miktarı %13,5 e düştüğü zamandır. Hasatta geç
kalınır ve nem %12 nin altına düşerse fabrikasyon işlemleri zorlaşacak ve
kalite bozulacaktır.
|