|
BÜYÜKBAŞ HAYVAN YETİŞTİRİCİLİĞİ
Ülkemizde tarımsal üretim değerinin %75’inin bitkisel %25’ini ise
hayvansal üretim oluşturmaktadır. Hayvansal üretim içinde süt üretiminin
payı ise %7 dir. Türkiye’de üretilen toplam sütün %64’ü sığırdan, % 22’ si
koyundan, %9’u kıl keçisinden %4’ü mandadan ve %1 ‘i ise tiftik keçisinden
elde edilmektedir. Türkiye’de toplam 12,607,000 sığır bulunmakta olup,
bunun 4,790,000’i sağmal durumdadır. İnek başına ortalama laktasyon verimi
ise 600-800 kg dır. Bu verilere göre ülkemiz sığır sayısı bakımından
dünyanın önde gelen ülkelerinden olmasına karşın birim hayvan başına düşen
verim, özellikle A.B.D ve A.B ülkeleri ile karşılaştırıldığında oldukça
düşüktür.
Başlıca Süt Sığırı Irkları
Holstein

n
Siyah ve beyaz veya kırmızı ve beyaz renk özelliği
n
İri Cüsse
n
Yüksek Süt Verimi
Süt
Verimi : 5000-6000 kg. Süt Yağı : % 3-3,5
C.Ağırlık (D) : 500-600 kg C.Ağırlık (E) : 800-900 kg.
Buzağı Doğum Ağırlığı : 40 kg.
İsviçre Esmeri (Montafon)

n
Kahverengi, açıktan koyuya doğru
değişen renk özelliği
n
İri Cüsseli
n
Sırt Omurları boyunca beyaz bir çizgi
n
En eski süt sığır ırkı
Süt Verimi : 4000-5000 kg Süt Yağı
: %3.8
Canlı Ağırlık(D) : 500-600 kg Canlı
Ağırlık(E) : 800-900 kg
Jersey

n
Açık griden koyu kahverengiye kadar değişin renk being
darker around the head and hips)
n
Orta Cüsseli
n
Birim vücut ağırlığına göre en yüksek süt veren süt sığırı
Süt Verimi : 3000 kg. Süt Yağı O :
%5-5,5
C.Ağırlık (D) : 350-400 kg C.Ağırlık (E) : 600-700
kg
B.Doğum Ağ : 20-25 kg.
Terim ve Tanımlar
Buzağı : Yeni doğumdan 4 aylığa kadar erkek veya dişi sığır
Dana- 1 yaşın altında ki erkek ve dişi sığır
Düve- Henüz doğum yapmamış olan dişi sığır
Tosun- Ergin ve cinsel olgunluğa ulaşmış olan aşımda kullanılmayan erkek
sığır
Boğa- Ergin ve cinsel olgunluğa ulaşmış olan aşımda kullanılan erkek
sığır
İnek- Doğum yapmış olan olgun dişi sığır;
Öküz- Kısırlaştırılmış erkek sığır.
SÜT SIĞIRI SEÇİM KRİTERLERİ
Arka bacak yapısının Değerlendirilmesi
Arkadan ve yandan bakıldığında diz ekleminin ön kısmının açısının genişe
yakın olması gerekir. Açının dar yada 180 derece olması bacak direncini
azaltacağından verimde düşmeleri neden olur.

Tırnak Yapısının Değerlendirilmesi
Yumuşak ökçelerin yerle olan yüksekliğinin çok yüksek ya da dar olması
istenmez.

Sağrı Yüksekliğinin Değerlendirilmesi
Sağrı yüksekliği yüksek olan düvelerin gelecekte genellikle derin ve uzun
vücut yapısına sahip olduğu görülür. Değerlendirme yapılırken yaş ve ırk
gibi faktörler göz önüne alınmalıdır

Vücut Derinliğinin Değerlendirilmesi
Vücut derinliği son kaburganın hizasından sırt ve karına kadar olan
uzaklığa göre değerlendirilir. Direnç ve yem yeme kapasitesi bakımından
önemlidir.

Sağrı Eğiminin Değerlendirilmesi
Şekilde görülen iki kemik çıkıntısı arasında varsayılan çizginin eğik ya
da yatay olmasına göre değerlendirilir. Bu çizgide yükselme görülürse
ileride güç doğumların olabileceği düşünülür.

Sağrı Genişliğinin Değerlendirilmesi
Şekilde görülen iki kemik arasındaki uzaklığa göre ölçülür. Dar olması
durumunda doğum güçlükleri ortaya çıkabilir.

SÜT SIĞIRLARININ BAKIM VE BESLENMESİ
n
Süt verimi üzerinde kalıtsal karakterlerin etkisi %30,Çevre
faktörünün etkisi %70 dir.
n
Yaşama payının kaba yemle, verim payının kesif yem ile
karşılanması beslemede temel prensiptir.
n
Yanlış bakım ve beslemeden dolayı meydana gelen verim
düşüklüğünü tekrar artırmak uzun zaman alır.
n
Hayvancılıkta işlerin aynı saatte yapılması esastır.Sağım
aralıkları aynı saatte ve iki sağım arası 12 saat olmalıdır. Yüksek
verimli hayvanlarda günde 3 sağım uygulanmalıdır.
n
Ortalama yıllık laktasyon süresi 305 gün ve yüksek süt
verimi yaşı 8-9 yıl olması karlı süt sığırcılığı için esastır.
n
İnekler için en uygun sıcaklık +5/+15 C arasıdır.Yüksek
sıcaklıkta yem tüketimi azalır, su tüketimi artar.
Günlük Genel Bakım İşleri
n
Günlük bakım ve besleme programı yapılmalı ve mutlaka kayıt
tutulmalıdır.
n
Süt sığırcılığı yaparken hayvanların bakımı ve yemlenmesi
ile uğraşan kişi günlük ahıra ilk girdiğinde ahır içi çevre şartlarını
kontrol etmeli sıcaklık ve nem miktarının hayvanların gereksinim duyduğu
sınırlar içerisinde olduğundan emin olmalıdır.
n
Daha sonra havalandırma, suluk ve yemliklerin yani
ekipmanların durumlarını kontrol etmeli,günlük programa göre yemleme ve
ahırın temizliğini yapmalıdır.
nBu
işlemlerin ardından tek tek tüm hayvanların genel durumu (kondisyonu,
normal sağlıklı görünüşü, memeleri,tırnakları, ağız ve burun çevresi
gibi..) kontrol edilmeli, hasta hayvanlar diğerlerinden ayrı bir bölüme
konulmalıdır.
nKızgınlık
gösteren hayvanlar tespit edilmeli ve tohumlanmalıdır.
nHayvanların
günlük tımarları yapılmalı ve sağıma hazırlanmalıdır. Ancak sağım ile
tımar arasında en az bir saat zaman bırakılmalıdır.
nSağıma
başlamadan önce hayvanlar yaşlarına göre sağım sırasına konulup memeleri
ılık ve sabunlu su ile yıkanmalıdır. Sağımdan sonra aynı işlem tekrar
edilmeli ayrıca sağım eğer makine ile yapılıyorsa aletlerin temizliğine
önem verilmelidir.
n
1.5 yaşını tamamlamış düveler veya doğumu takip eden 2. veya
3. ayda kızgınlık gösteren inekler kızgınlık gösterdikleri andan itibaren
24 saat içerisinde tohumlanmalı veya boğaya verilmelidir. Kızgınlık
süresi geçen hayvanlar döl tutmazlar ve 18-21 gün sonrayı beklemek
gerekir.
SÜT İNEKLERİNİN BESLENMESİ
n
Buzağılamadan sonraki ilk 70 gün,
n
Buzağılamadan sonra 70-140 günler arası,
n
Buzağılamadan sonraki 140-305 günler arası,
n
Kuru Dönem,
n
Buzağıların beslenmesi
n
Henüz süt verimine başlamamış düvelerin beslenmesi
Buzağılamadan sonraki ilk 70 gün:
n
En kritik dönemdir.Süt verimi hızlı artar, buzağılamadan
4-6 hafta sonra en yüksek seviye çıkar.Buna rağmen, maksimum yem
tüketimine 12-14 hafta sonra ulaşır.
n
Ortaya çıkan problemler şunlardır:
n
Yüksek verimliler için gerekli enerjiyi kendi vücut
yağlarını yakarak karşılarlar.Bu dönemde günde 0.5 kg kilo kaybı
normaldir.
n
Aşırı zayıflama, vucut yağlarının yakılması sebebi ile kanda
keton cisimlerinim birikmesi ile ketosiz, aşırı dane yem verilmesi ve yem
tüketiminin hızla artması ile sindirim aksaması asidoz,yer değiştirmiş
abamasum oluşabilir.
n
Kalsiyum ve fosfor dengesinin kurulamaması sonucu süt
humması ve buna bağlı felçler görülebilir.
n
Enerji ihtiyacının karşılanamaması veya aşırı kalsiyum
verilmesi nedeniyle ineklerin doğum sonrasındaki doğum belirtilerini
göstermemesi, ve döl tutmama problemleri ortaya çıkabilir.
Bu dönemde dikkat edilecek hususlar:
n
Buzağılamadan sonra karma yem veya dane yem her gün 0.5-1 kg
artırılarak yem tüketiminin teşvik edilmesi gerekir.Böylece karma yemin
birden verilmesi ile ortaya çıkacak problemler (asidoz vs) önlenmiş olur.
n
Rasyonun toplam kuru maddesinde %65 den fazla dane yem
bulunmamalıdır.
n
Normal rumen fermantasyonunu sağlayabilmek için rasyonda
%17-18 düzeyinde ham lif bulunmasına dikkat edilmelidir.Kıyılmış silaj,
ezilmiş veya peletlemiş daneler gibi, liflerin inceltilerek hayvana
yedirilmesi süt verimi ve normal süt yağı oluşumunu sağlamak için rasyonda
olması gereken lif düzeyini artırır.
n
Bu dönemde iyi kaliteli kaba yemlerinin yedirilmesi
gerekir.Eldeki en iyi kaliteli kaba yem bu dönemde ineklere verilmelidir.
Buzağılamadan sonra 70-140 günler arası:
n
Süt verimini en yüksek seviyede mümkün olduğu kadar uzun
tutmak prensiptir.Bu dönemde yem tüketimi maksimum düzeydedir ve ineğin
besin gereksinimlerini karşılayacak düzeydedir.Dane tüketimi ineğin canlı
ağırlığının %2.5’na erişebilir. Kaba yem tüketimi normal rumen
fonksiyonlarının sürdürebilmesi süt yağının düşmemesi için canlı
ağırlığının en az %1 düzeyinde (kuru madde olarak) tutulmalıdır.Şeker
pancarı posası ve melas ineğin yüksek oranda karma yem tüketimini teşvik
eder ve rumen sindiriminin normal seyrinde devam etmesini sağlar.
n
Bu dönemdeki problemler; süt verimindeki ani düşüş,
sütteki yağ oranının düşüşü, gizli kızgınlık ve ketosisdir.
Buzağılamadan sonraki 140-305 günler
arası:
n
İneğin gebe olduğu dönemdir ve süt verimi azalmaya
başlar.Bir ay önceki aya göre süt veriminde %8-10 luk bir düşüş
normaldir.
n
Aşırı dane ve yem tüketimi önlenmeli, karma yem tüketimi süt
verimi karşılayacak düzeyde olmalı ,bu dönemde ineklerin yağlanması
önlenmelidir.Aşırı yağlanma ve kilo alma zor doğum,kısırlık gibi sorunlara
sebep olabilir.
n
Laktasyondaki inekler yemi daha etkin bir şekilde
değerlendir.Bu nedenle her kg vücut dokusunun konması için az yem
gereklidir.Vücut kondisyonunu korumak için ineğin kuruya çıkması
beklenmemelidir.Genç ineklere büyüme içinde ilave yem hesaplanmalıdır.
Kuru dönem:
n
Bir sonraki laktasyondan 45-60 gün önceki dönemdir.Bu
dönemde süt sağılmaması nedeniyle kuru dönem denir.
n
Besin maddesi gereksinimleri yüksek olmasa bile, bu dönem
kurudaki inekler için kritiktir.Kuru dönemdeki hatalar gelecek dönemdeki
laktasyonu kötü bir şekilde etkiler.Bu dönemde inekler, hem anne
karnındaki buzağının gereksinimlerin karşılanması ve 3. dönemde yerine
koyamadıkları vücut rezevlerini yerine konması için yeterli besine gerek
duyarlar.Kuru madde tüketimi canlı ağırlığının %2 si kadardır.Bunun %1
kaba yem olarak karşılanmalıdır.Karma yem tüketimi %1 geçmemelidir.
n
Doğumdan iki hafta önce bir miktar dane yem verilerek, dane
yemin sindirilebilmesi için rumende yaşayan mikroorganizmaların yeni
yemlere alıştırılması gerekir.Buzağılamadan sonra karma yem
artırılmalıdır.
n
Bu dönemde kalsiyum ,fosfor dengesini sağlamak ve ihtiyacı
karşılamak gereklidir. Bu dönemde aşırı kalsiyum alımı önlenmelidir.
(Günde 100 gr üzerinde olmamalıdır.). Fosfor gereksinimi (40gr/gün)
karşılanmalıdır. Bu durumda Ca/P oranı yaklaşık 2:1 dir.
n
İlave olarak vitamin A ve D katkısı buzağının yaşama gücünü
ve ağız sütünün vitamin düzeyini artırır, doğumdan sonra yavru zarlarının
atımı kolaylaştırır ve süt hummasını önler.
n
İz elementlerden özellikle İyot ve Kobalt ilave olarak
verilmelidir. İyot yetersizliği zayıf ve guatırlı buzağıların doğumuna yol
açabilir.
n
Bu dönemdeki problemler:
n
Süt humması,Abamasumun yer değiştirmesi, aşırı kilolu
ineklerde karaciğer yağlanması ve iştahın azalmasına neden olur.
Sığırlarda doğum:
n
Sığırlarda gebelik süresi 270-280 gündür.
n
Doğumdan 8-10 gün önce memelerde başlayan süt üretimi
memeleri şişirir,bu normaldir ve hayvan sağılmamalıdır.İlk doğum yapan
düvelerde bu şişlik bazen karın altına kadar yayılır.Doğum olduktan sonra
sağım yapıldıkça bu şişlikler 8-10 gün içerisinde koybolur ve memeler
normal halini alır.
n
Doğumdan 1-2 saat içerisinde yavru zarları dediğimiz eşi
düşer.Doğum başladıktan ve yavru suları aktıktan 1 saat sonra doğum
gerçekleşmezse bir anormallik vardır ve doğuma müdahale gereklidir.Mutlaka
Veteriner hekime başvurulmalıdır.
n
Doğumdan sonra en geç 24 saat yavru zarları (Eşini)
düşürmeyen hayvanlara müdahale edilerek eşin alınmalıdır.Eşin alınmasında
mutlaka veteriner hekime başvurulmalıdır.

4. Aya Kadar Buzağıların Beslenmesi
n
Kolostrum verilmesi:
n
Kolostrum hastalıklara karşı mukavemet (Bağışıklık) için
gerekli olduğu kadar, vucut ısısının ayarlanması ve anne karnında
bağırsaklarda biriken dış kalıntıların (mekonyum) kısa sürede atılmasını
temini açısından gereklidir. Verilen kolostrum +37 C civarında olmalıdır.
n
Uygulama nasıl olursa olsun ilk 3 gün buzağılara mutlaka
kolostrum verilmelidir.

n
Günlük verilen süt veya sıvı gıdaların miktarı buzağının
canlı ağırlığının %10’unu geçmemelidir.
n
İshal görüldüğünde verilen süt miktarı
azaltılmalıdır.Şiddetli ishal vakalarında süt tamamen kesilerek 3-6 gün 4
çay kaşığı tuz,3 çay kaşığı yemek sodası-karbonat,1/2 fincan toz şeker, 4
lt su ile hazırlanmış içecek buzağı canlı ağırlığının %10’undan aşağı
olmayacak şekilde,+37 C sıcaklıkta verilir.Süt kovaları ve emzikler
mutlaka iyice temizlenir.
n
Barınak sıcaklığı +16 C den az olmamalıdır.
n
Buzağıların altında her zaman kuru ve temiz altlık
olmalıdır.Hava cereyanı olmamalıdır.
n
Buzağılara temiz ve taze su 4. günden sonra verilmelidir.ve
önlerinde her zaman temiz su ve yalama taşı bulunmalıdır.yetersiz su
temini halinde halsizlik, organ fonksiyonlarında azalma görülür.
n
Her buzağıya 2-3 metrekare yer olmalıdır.
n
Kesif yem verilirken; 3-4 günlük yaştan itibaren iyi
kalite buzaği başlangıç yemi buzağıların önünde bulundurulmalıdır.Buzağı
başlangıç yeminde protein oranı en az %18 olmalıdır, vitamin A,D,E,
mineral ve antibiyotiklerle desteklenmelidir. 3-4 haftalık olduklarında bu
yemden tam olarak yaralanırlar. Buzagı sütten kesilmeden önce 100 kg’lık
vücut ağırlığı için en az 1 kg buzağı başlangıç yemi tüketmelidir.
n
Kaba yem verilirken; İlk haftadan itibaren azar azar
kuru ot verilmeli (Yumuşak kuru yonca vs), her gün yenilenmelidir.

4 Aydan-1 yaşına kadar Düvelerin
Beslenmesi:
n
Bu yaşlar arasında kaba yem serbest, dane yem ise sınırlı
verilmelidir. Günde 2.5 kg dane yem yeterlidir.Aşırı dane yem tüketimi
düvelerin yağlanmasına sebep olur.Aşırı yağlanma üremede problemlere yol
açar ve meme dokusu yağ biriktirerek süt yapan dokuların gelişmesini
engeller.
n
Bu dönemde çayır ve merada otlatma rahatlıkla besleme
programına alınabilir. Yalnız sadece otlatma ile besin maddesi
gereksinimleri karşılanmaz,mutlaka kuru ot ve dane yem verilmelidir.İz
mineral, kalsiyum ve fosfor dane yem karmasına ilave edilmeli veya serbest
yalama taşı şeklinde hayvana verilmelidir.
1-2 Yaş Arası Düvelerin Beslenmesi:
n
Eğer iyi kaliteli kaba yemler verilirse, bu dönemdeki
düvelerin ihtiyaçlarını sadece bu kaba yemlerle karşılamak mümkün olur.Bu
durumda mutlaka İz mineral, kalsiyum ve fosfor dane yem karmasına ilave
edilmeli veya serbest yalama taşı şeklinde hayvana verilmelidir.
n
Bu dönemde düvelerin (kültür ırkı) günde 700-900 gr agırlık
kazanmaları gerekir.Eğer büyüme yeterli değil ise bir miktar karma yem
verilmelidir.Karma yem miktarı sınırlı tutulmalı ve günde 2-2.5 kg’mı
geçmemelidir.Kurumuş meralarda otlayan düvelere mutlaka karma yem
verilmelidir.Enerji,fosfor veya vitamin A yetersizliği olan düveler
kızgınlık göstermezler.
BARINAKLARININ PLANLANMASI
n
Duraklı ahırlarda her bir inek için 20 m3’lük hacim
bulunmalı ve ineklerin bağlandığı durak boyutları 110 cm
genişliğinde,160-180 cm boyunda olmalıdır.
n
Zemin % 1.5-2 meyilli olmalı , idrar ve gübre hayvanın
altında kalmamalıdır.
n
Her 7 inek için bir havalandırma bacası hesaplanmalı
içerinin rutubeti % 70-80’i geçmemelidir.
n
Yanlardaki pencere alanı ahır tabanının 1/20 si kadar
olmalıdır.
n
Uygun ortam ısısı 10-15 o C arasındadır.Düşük sıcaklıkta yem
tüketimi ve su tüketimi artar.Yüksek sıcaklıkta yem tüketimi azalır su
tüketimi artar.Yüksek sıcaklığın verime olumsuz etkisi daha fazladır.
|